Moda dünyasının parıldayan ismi Katerina Ekşioğlu, ayrıntılarıyla dolu hikayesini Hürriyet'ten Mehmet Üstündağ'a röportaj verdi.

11 yıllık akrobasi kariyerinde Avrupa şampiyonluğu bulunan Katerina Ekşioğlu, 2018 yılında girdiği moda dünyasını anlattı..

-Akrobasi şampiyonluğunuzla başlayan moda yolculuğunuzda, kendi markanızı kurma kararınızın arkasındaki temel etkenler neler?

 Akrobasi alanında yapılan yarışmalar da yeni kostümler gerekiyordu. Bir süre sonra kostümleri kendim tasarlamaya başladım. O yaşlarda da dış görünüşüme hep önem veriyordum, nasıl göründüğüme ve nasıl giyindiğime her zaman dikkat ettim; bu benim için dünyayla iletişim kurmanın önemli bir yoluydu. Yarışmalarda performans sergilerken sadece profesyonel bir sporcu olarak insanların iltifatlarını değil, aynı zamanda kostümlerimle de iltifatlar almaya başladım. Bu da beni moda dünyasına girmeye teşvik etti ve tasarım kurslarına gitmeye karar verdim. Sonrasında bu sektörde daha ileriye gitmem gerektiğini düşünerek 2018 yılında tekstil sektörüne ilk adımımı attım.

 -Milano Moda Haftası'nda gerçekleştirdiğiniz ilk defilenin size kazandırdığı deneyim ve unutulmaz anı hakkında daha fazla detay verebilir misiniz?

Milano’daki defilem ilk canlı defilemdi. Aşırı derecede heyecan veren bir proje oldu benim için. Orada markamı ilk defa izlemeye gelen misafirlerin beni ayakta alkışlaması beni çok gururlandırdı. Birçok styling, dergi editörleri ve bloggerlar ile tanıştım. O gün birçok proje teklifi aldım ve bu iş ile alakalı geniş bir çevre edindim. Şu an Milano ile irtibat halindeyiz. İleride ki sezonlarda tekrar yeni projeler için orada olmayı planlıyoruz.

-FW’24 koleksiyonunuzla moda severlere iletmek istediğiniz mesaj nedir? Hangi öğeler ve detaylar koleksiyonunuzun ruhunu oluşturdu?

Işıldamaktan asla vazgeçmeyin. Karakterinizin dışa yansıması her sezon olduğu gibi bu sezonda da; ürünlerimi giyip dışarıya adım attığınız andan itibaren tüm toplum tarafından fark edilecektir. Ve işte o zaman bu hangi marka diye sorduklarında gururla Katerina Ekşioğlu diyebileceksiniz.

Koleksiyonlarımda genellikle geceleri tek başıma gökyüzüne bakıp ruhumu dinlemeyi çok severim. Gökyüzündeki yıldızların ışıltısı benim kalbimi ısıtır. Bu sebeple kalbimi ısıtan bu sıcaklık koleksiyonumun ruhunu oluşturuyor. Bir yıldız gibi parlamayı ve parlatmayı çok seviyorum. Yani şöyle diyebiliriz ki ruhumun yansıması koleksiyonlarımda.

 -Yaratıcılık sürecinizde ilham aldığınız müzik, sanat veya diğer disiplinler var mı? Bu unsurları tasarımlarınıza nasıl entegre ediyorsunuz?

 Öncelikle kızım ve oğlumun piyano çaldıkları ve dans ettikleri anlardan etkileniyorum. Onların sanata olan tutkusu beni çok heyecanlandırıyor. Çaldıkları müzikler beni rahatlatıyor ve bu müzikler tasarımlarıma ayrı bir çekicilik katıyor. Fırsat buldukça seyahat ediyorum. Farklı yerler, farklı kültürler

Ve bu kültürel mimariler son derece bana ilham veriyor. Resim sergileri, konserler, filmler içinde derinlemesine dalıp zihnimi ve hayal dünyamı açmayı seviyorum.

 -Kariyeriniz boyunca karşılaştığınız zorluklar ve bu zorluklardan çıkardığınız öğretiler nelerdir?

Bu kış kırmızı size çok yakışacak! 2024 kış trendi: Cherry Red Bu kış kırmızı size çok yakışacak! 2024 kış trendi: Cherry Red

İlk etapta bu işe başlarken pandemi dönemine denk geldim ve pandemi süreci fazlasıyla zorladı. Her anlamda bir tıkanıklık oldu. Bunun dışında zorluk yaşamadım. Ekibim uyumlu bir şekilde çalışan profesyonel insanlardan oluşuyor. Bu ekip ve uyum sayesinde zorluklardan çok keyif alarak mutlu bir şekilde çalışıyoruz ve kocaman bir aile olduk. Ailenin her bir üyesi bu işi severek, isteyerek ve keyif alarak yapıyor, bunu hissediyorum. Bu aldığımız keyfinde koleksiyonlara yansıdığını düşünüyorum.

 -Birçok ünlü isim sizin tasarımlarınızı tercih ediyor. Bununla ilgili bir stratejiniz var mı? Kimler sizi tercih ediyor ve onların giymesi size ne hissettiriyor?

Stylingler markamızı kendileri buluyor ve iletişim kuruyor.Birçok styling ile birlikte çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Showroomumuzda ağırlıyoruz. Koleksiyon detaylarını gösteriyoruz. Ve birlikte kişilere uygun ürünleri seçiyoruz. Bu beni oldukça gurulandırıyor. Sektöründe başarılı ünlü isimlerin üstünde tasarladığım kıyafetleri görünce çok mutlu oluyorum. Tercih eden ünlü isimler; Zeynep Bastık, Karsu Dönmez, Nesrin Cavadzade, Melek Mosso, Elif Buse Doğan, İrem Derici, Derya Uluğ, Ayçin Asan, Ebru Özkan, Nilsu Berfin Aktaş, Gonca Vuslateri, İvana Sert ve Evrim Kırmızıtaş Başaran, Dicle Olcay, Sezgi Sena Akay, Sitare Akbaş, Ece Yaşar, Şebnem Bozoklu, Özlem Yıldız, Zeynep Tuğçe Bayat, Zehra Güneş.

 -Gelecekte markanızın gelişimi için öngördüğünüz stratejiler ve hedefler nelerdir? Hangi yeni projeleri hayata geçirmeyi planlıyorsunuz?

 Şu an da Türkiye, Almanya, İngiltere ve Rusya’da lüks mağazalar içerisinde markama ait reyonlar yer alıyor.  Aynı zaman da İstanbul Beykoz da kendime ait bir shoowroomum var. Burada özel tasarımları aktif olarak yapıyorum. Tabi ki bu benim için yeterli değil asıl istediğim dünyada güçlü bir marka olmak. Bunun ile alakalı çalışmalara başladım; yakın bir zamanda İstanbul ve Paris’te kendime ait bir mağaza açmayı planlıyorum.

 -Moda sektörüne adım atmak isteyen genç tasarımcılara, hayallerinden vazgeçmemeleri ve cesur adımlar atmaları için ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

 Hayaller birçok kademeden oluşur. Kariyer bir merdiven gibidir. Ve bunu basamak basamak çıkmak emin adımlarla öğrenerek ilerlemek bu sektördeki en önemli unsurdur. Moda ile alakalı bir şeyi değil her şeyi bilmek gerekir. Ve gerçekten bu işi kalpten aşkla severek yapacaklarsa hayallerinden asla vazgeçmesinler. Bu meslek ticaretten önce tamamıyla bir tutkudur. Bu tutkunun bir firmada ki bütün çalışma arkadaşlarının içinde olması gerekir. Ekibin bir parçası olmak için ekip ile aynı hisleri paylaşmak gerekir.