Türkiye'nin Women of the Year 2023 Lifetime İkon ödülünün sahibi Ajda Pekkan'ın samimi itirafları...

Türkiye'de 60 yılı aşkın süredir zirvede olan başka bir sanatçı yok. Tüm bu yıllar boyunca yolunuzu tek başınıza mı çizdiniz?

Tabii ki bu uzun yolculuğumda yol arkadaşlarım oldu. Özellikle kariyerimin başında bana mentorluk yapan değerli insanlar oldu. Ancak bugün geldiğim noktada, hayatımda verdiğim bütün önemli kararlarda ve kariyerimin şekillenmesinde her zaman kendi iç sesimi, sezgilerimi ve vizyonumu takip ettim. Şüphesi yaptığımız işler bir ekip işidir ve ekiple birlikte başarıya ulaşabiliriz. Ancak her işte ve her projemde üst akıl ve üst vizyon her zaman ben oldum.

HAYATI ÖNEMSİYORUM

  Bu kariyeri oluştururken nelere özellikle dikkat ettiniz? Sizi, siz yapan değerler neler?

Beni ben yapan değerlerin başında, kendime verdiğim değer geliyor. Kendimi, hayatımı ve insanları önemsiyorum. Kariyerimin başından beri en dikkat ettiğim husus bu oldu. Yaptığım her işte hem kendime hem de çevremdekilere saygı duyuyorum. Bu saygıyı da işime gösterdiğim disiplinle çevreme yansıttığıma inanıyorum.

Geriye dönüp baktığınızda hayatınıza dair değiştirmek istediğiniz bir şey var mı?

'Keşke'lere ayıracak zamanımız yok. Hayat, çok hızlı akıyor. Fransa'da başarılı bir çıkış yakalamıştım ama o zamanlar çok gençtim ve oradaki yalnızlığı, tek başına mücadeleyi kaldıramadım. Şimdiki aklım olsa daha güçlü olurdum ve 5-6 sene daha geçirip oradaki fırsatları değerlendirirdim. Böylece kariyerimi uluslararası bir platforma taşıyabilir ve ülkemi yurt dışında daha farklı platformlarda temsil edecek şekilde şekillendirebilirdim.

60 yıllık kariyeriniz boyunca içinizde ukde kalan bir şey oldu mu? Hiç "Belki o zaman Süperstar olmazdım ama keşke şunu da yapsaydım" dediğiniz bir şey var mı?

Belki bir Süperstar olmazdım ama çocuk sahibi olmayı çok isterdim. Daha genç yaşta hayatın koşturması, kaosu ve kariyer stresi içinde bunu göremedim. Düşünemedim... Anne olmak kesinlikle içimde ukde kalmış bir konu benim için.

Sinemanın acı kaybı! Sinemanın acı kaybı!

DİYETİSYENİM VE DANIŞMANIN YOK

Sizin için lüks nedir? Çalışmalarınızın olmadığı zamanlarda kendinizi nasıl şımartırsınız? Nelerden zevk alırsınız?

Özellikle yoğun olduğum dönemlerde benim için en büyük lüks, kimselere görünmeden ormanda yürüyüş yapabilmektir. Bazen kendimle baş başa kalabilmek, bazen ise sevdiğim dostlarımla bir araya gelip sohbet edebilmek diyebilirim.

Her zaman fit ve zindesiniz. Danışmanınız, diyetiniz var mı?

Hayır, bir diyetisyenim veya bir danışmanım yok. Zaten herkes bünyesini ve metabolizmasını en iyi kendi bilir. Kendime bir sınır koymuyorum, canımın istediği her şeyi mutlaka ölçülü bir şekilde tüketirim. Sporumu mümkün olduğunca aksatmam ve muhakkak yürüyüş yaparım. Bazen canım ne istiyorsa onu yerim, 2 gün de dikkat eder, ölçülü yemek tüketip spor ile kendimce dengelemeye çalışırım. Gerek evimin içinde gerek iş hayatımda olsun negatifliğe ve negatif insanlara tahammülüm yoktur. Gergin ortamların ve negatif atmosferlerin sağlığı kötü etkilediğini düşünüyorum. Bu tarz ortam ve insanlardan da uzak durmaya çalışıyorum.

HAYATIMIZ IŞILTIDAN İBARET DEĞİL

Kariyerinizi izlerken biz hep çıkışınızı, zirvede duruşunuzu gördük. Siz bizim görmediğimiz bölümlerinde en çok hangi zamanlarda, nelerde zorlandınız?

Tabii ki hayatımız sahne üstündeki gibi renkli ışıklar ve görkemden ibaret değil. Bir de sahne arkasında her normal kadının yaşadığı zorlukları yaşayan bir Ajda var. Tek başına bir kadın olarak mücadele vermek, ayakta kalmak kolay değil. Zaman zaman özel hayatımda da her insanın yaşadığı gibi birtakım zorluklar ve üzüntüler yaşadım. Ama her yaşadığım üzüntü beni biraz daha güçlü kıldı. Daha küçük şeylerle mutlu olmayı öğrendim. Hayata daha pozitif bakmayı, daha iyi olan şeylere odaklanıp mutlu olmayı öğrendim.

KONSER HAZIRLIKLARIM SPORCUNUN KAMP SÜRECİ GİBİDİR

Ajda Pekkan denildiğinde herkesin aklına gelen ilk şey, bitip tükenmek bilmeyen enerjiniz. Sahne öncesi o muhteşem performansı izlemeden önce nasıl hazırlanıyorsunuz, ne gibi ritüelleriniz, alışkanlıklarınız var?

Ekip arkadaşlarım bilir, her konserimde ilk defa konsere çıkmış gibi büyük bir heyecan yaşıyorum. O yüzden her konser öncesi bir sporcunun kampa girmesi gibi bir hazırlık süreci geçiririm. Her detayla ilgilenirim. Sporumu, kondisyonumu, beslenmemi, şan derslerini, kostüm provalarını, orkestra provalarını... Her şeyin kusursuz olması için elimden geleni yapar ardından sahneye çıkarım.