Diyabet hastalarına vitamin takviyesinin bir yararı yok

Takviye vitaminlerin, tip 2 diyabeti olan kişilerin böbrek fonksiyonları üzerindeki etkisini inceleyen şu ana kadar yapılmış en geniş klinik araştırmaya göre; takviye olarak alınan D vitamini ve omega-3 yağ asitleri, tip 2 diyabet hastalarının böbrek rahatsızlığı riskini azaltmıyor.

Diyabet hastalarına vitamin takviyesinin bir yararı yok

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) 28 milyon kişinin tip 2 diyabeti bulunuyor ve ileri dönemde bu hastaların yüzde 40'ında kronik böbrek hastalığı gelişiyor. Bu durum da kişilerin sağlığını büyük ölçüde tehdit ediyor ve tedavisiz kalındığında böbrek yetmezliği gelişebiliyor. Aynı zamanda kardiyovasküler olay ve ani ölüm riski de oldukça yükseliyor.

Önceki deneyler olumlu sonuç vermişti

Hayvanlar ve hücre kültürleri üzerinde yapılan önceki araştırmalar; D vitamini ile balık yağı takviyesinin tip 2 diyabeti olan hastalarda kronik böbrek hastalığına gidişi azaltabileceğini iddia etmişti. Ayrıca araştırmalarda D vitamini eksikliği ile diyette balık eksikliği incelenmiş ve bu durumun böbrek fonksiyon bozukluğu ile ilişkili olduğu belirlenmişti. Uzmanlar birçok kişinin kardiyovasküler fonksiyonlar ve böbrek fonksiyonları üzerinde yararlı etkisi olduğunu düşündükleri için takviye vitaminleri kullandığını belirtiyor.

Sonuçlar umulduğu gibi çıkmadı

Araştırmalar takviye vitaminlerin böbrek fonksiyonları üzerindeki olumlu etkisini göstermek amacıyla başlatılmasına karşın sonuçlar umulduğu gibi olmadı ancak araştırmacılar yeni sonuçlara rağmen yaptıkları çalışmanın hem klinisyenler hem de hastalar için olumlu olduğunu düşünüyor. Çünkü yapılan çalışma ile daha önceden soru işareti taşıyan bir konu, aydınlatılmış olarak bulunuyor.

Araştırmalar ülke genelinde yapıldı

Yapılan çalışma vitamin D ve omegA-3 trial (VITAL) olarak adlandırılıyor. Araştırmacılar 1,312 adet tip 2 diyabet hastasının böbrek fonksiyonlarını 5 yıl boyunca gözlemledi. Araştırma için tercih edilen yetişkin bireylerin (50 yaş altı erkek bireyler, 55 yaş altı kadın bireyler) klinik olarak belirgin kalp-damar hastalığı veya kanseri mevcut değildi ve birçoğunun böbrek hastalığı belirtisi yoktu.

Katılımcılar dört farklı gruba dahil edildi

Katılımcıların glomerüler filtrasyon hızlarının ( eGFR=estimated glomerular filtration rate) bazal değerlerinin hesaplanması için kan ve idrar örnekleri alındı. Ardından katılımcılar aşağıda yer alan dört farklı tedavi grubuna rastgele bir şekilde dahil edildi:

-370 kişiye D vitamini ve balık yağından gelen omega-3 takviyesi yapıldı.

-333 kişiye D vitamini ve plasebo olarak balık yağı verildi.

-289 kişiye D vitamini plasebo olarak, balık yağı ise normal olarak verildi.

-320 kişi ise her iki ürünü de plasebo olarak aldı.

Beş yılında sonunda bir fark görülmedi

Tedaviye başlatılan hastaların kan ve idrar örnekleri, tedavinin ikinci, dördüncü ve beşinci yılında tekrar alındı. Beş yıllık süre içerisinde hastaların böbrek fonksiyonları ortalama olarak yüzde 15 azaldı. Tedavi grupları arasında ise böbrek fonksiyonlarının azalışı açısından anlamlı bir fark görülmedi. Ayrıca katılımcıların idrar protein miktarları arasında da herhangi bir klinik anlam taşıyan farklılık gözlenmedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER